MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/648 E., 2021/323 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/19517 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-Benzer bir olayla ilgili olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilâmında, "...Gece vakti nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan sanıklar ... ve ...’a, suçun nitelikli hâli dikkate alınmak suretiyle zorunlu müdafi atanması gerektiği sonucuna ulaşılmakla birlikte, yargılama ve hüküm tarihi itibarıyla Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairece, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu müdafi atanması için suçun temel şekli bakımından öngörülen hapis cezasının alt sınırının gözetilmesi gerektiğinin kabul edildiği, bu bağlamda suçun nitelikli hâlleri de dikkate alınarak müdafi atanması hususundaki Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Daire içtihatlarındaki değişimin sanıkların yargılanıp hükümlerin kesinleştiği tarihten sonraki kararlarla değiştiği, mahkeme içtihatlarındaki değişimlerin ise olağanüstü kanun yollarına başvurma hakkı tanımadığı kabul edilmelidir...” şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2021 tarihinde kesinleşen kararına konu nitelikli hırsızlık suçunun da gece vakti işlendiği anlaşılmakla sanığa zorunlu müdafii atanmayarak savunma hakkının kısıtlanmasında,
2-Mahkemesince sanığın üzerine atılı suçları olay gününde saat 00.45 sıralarında işlediğinin kabul edilmesi karşısında, hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmamasına rağmen, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunda hangi gerekçeyle aynı Kanun'un 116/4. maddesinin uygulandığı karar yerinde gösterilmeden gerekçesiz hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE - KARAR
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.11.2016 tarihli ve 2016/950 Esas, 2016/436 Karar sayılı kararında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada şüpheli veya sanığa müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlandığından, şüpheli veya sanığa zorunlu müdafii görevlendirilmesinde temel cezanın gözetilmesi gerekli olup hapis cezasının belirli bir oranda artırılmasını öngören nitelikli hallerin dikkate alınmayacağı, kanun koyucunun iradesinin, alt sınırı beş yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, cezada belirli bir oranda artırım öngören nitelikli hallerin de bu madde kapsamında dikkate alınması gerektiği yönünde olması hâlinde, bu hususu açıkça düzenleyeceği belirtilmekte iken, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/2-35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca anılan nitelikli hırsızlık suçundan yapılan yargılamalarda sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği belirtilerek içtihat değişikliğine gidilmiştir. 15.06.1949 tarihli, 1948/4 Esas, 1949/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme kararında “tevhidi içtihat kararlarına dayanılarak daha önce müstekar bir surette tatbik olunan içtihatlar dairesinde muhkem kaziye teşkil etmiş olan kararlar hakkında karar tahsisi yoluna gidilemeyeceği” şeklinde yer alan hüküm uyarınca içtihat değişikliklerinin kesinleşmiş kararlarda geriye yürümeyeceği ilkesi nedeniyle sanığa uygulanması gereken kanun maddeleri sebebiyle zorunlu müdafi atanmaksızın yargılama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle;
2. Görüntü İzleme Tutanağına ve katılanın beyanına göre, sanığın suç tarihinde suça konu iş yerine gece vakti sayılan saat 00.47 sıralarında girip saat 02.05'de iş yerinden ayrıldığının anlaşıldığı, gerek hırsızlık gerekse iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarının gece vakti işlendiği, hırsızlık suçu bakımından, gece vaktine ilişkin hükümlerin uygulanmamasının, gece vaktine ilişkin şartların oluştuğu iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından da uygulanmayacağı sonucunu doğurmayacağı, Mahkemenin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesini uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden; Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 25.05.2021 tarihli ve 2019/648 Esas, 2021/323 Karar sayılı karara yönelik (1) ve (2) no’lu kanun yararına bozma istemlerinin REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.