MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2024/635 E., 2024/944 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I-Sanık müdafinin ve O yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulmadığına ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan dava açıldığı hâlde bu suçtan hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında; mahkemece sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan zamanaşımı içerisinde hüküm kurulması mümkün olup ortada incelenecek bir hüküm bulunmadığından, sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının konusu bulunmayan temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık müdafinin sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Şikâyetçinin şikâyetten vazgeçtiğini beyan etmesi nedeniyle katılma kararının hükümsüz kaldığı gözetilmeden gerekçeli karar başlığında şikâyetçinin taraf sıfatının katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, tutanağa göre, 19.10.2015 tarihinde durumundan şüphelenilen motosikletli şahıs durdurulduğunda, motosikletin çalıntı kaydının olduğu tespit edilerek, şikâyetçinin beyanına göre hasarlı olarak şikâyetçiye teslim edildiği, şikâyetçi 08.03.2016 tarihli duruşmada motosikletin hasarlı olmasından dolayı 300,00 TL zararının olduğunu, 10.05.2016 tarihli duruşmada ise zararının sanık tarafından giderildiğini ve sanık hakkında şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmiş ise de; şikâyetçiden kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmeyeceği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/2-4 maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.