MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/385 E., 2022/247 K.
SUÇ : Hırsızlık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olayla ilgili olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilâmında, "...Gece vakti nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan sanıklar ... ve ...’a, suçun nitelikli hâli dikkate alınmak suretiyle zorunlu müdafi atanması gerektiği sonucuna ulaşılmakla birlikte, yargılama ve hüküm tarihi itibarıyla Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairece, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu müdafi atanması için suçun temel şekli bakımından öngörülen hapis cezasının alt sınırının gözetilmesi gerektiğinin kabul edildiği, bu bağlamda suçun nitelikli hâlleri de dikkate alınarak müdafi atanması hususundaki Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Daire içtihatlarındaki değişimin sanıkların yargılanıp hükümlerin kesinleştiği tarihten sonraki kararlarla değiştiği, mahkeme içtihatlarındaki değişimlerin ise olağanüstü kanun yollarına başvurma hakkı tanımadığı kabul edilmelidir...” şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli kararına konu nitelikli hırsızlık suçunun da gece vakti işlendiği anlaşılmakla sanığa zorunlu müdafii atanmayarak savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir.
2. İncelemeye konu dosyada; şikâyetçinin bilinen son adresinin, soruşturma aşamasında şikâyetçi ile yapılan telefon görüşmesi sonucu kolluk görevlilerince düzenlenen 13.03.2021 tarihli tutanak içeriğine göre ... Mahallesi ... Sokak No:4/6 Daire No: 11 .../... adresi olmasına rağmen, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca bu adres esas alınarak şikâyetçinin istinabe suretiyle beyanının alınması ve kendisine davaya katılabilmesi için olanak tanınması gerekirken, şikâyetçinin istinabe suretiyle beyanının alınması için gönderilen talimat üst yazısında, adresinin ... Mah. ... Cad. No:32/20 .../... olduğunun belirtilmesi üzerine talimat mahkemesince bu adrese çıkarılan tebligatın bila-tebliğ iadesi sonrasında, esas mahkemesince, kollukça yapılan adres araştırması sonucunda da şikâyetçiye ulaşılamadığından bahisle -şikâyetçinin MERNİS adresinin bulunup bulunmadığı yönünde bir araştırma da yapılmaksızın- şikâyetçinin dinlenilmesinden vazgeçildiğinin ve şikâyetçiye gerekçeli karar tebliğinin de yapılmadığının, böylece katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan şikâyetçi ...'un 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunmasına karşın ...'a kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığının, bu nedenle sanık hakkında açılan davadan usûlüne uygun olarak haberdar edilmediğinin ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında; yasa yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluğunda hüküm verilen ...'a hükmün usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerekirken şikâyetçi ...'a gerekçeli kararın tebliğ edilmediği tespit edildiğinden; inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.