MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/209 E., 2022/353 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
SUÇLARIN TARİHİ: 27.02.2014
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düz. onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hüküm fıkrasında hırsızlık suçundan kurulan hükümde her ne kadar uygulama maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "142/1" maddesi olarak belirtilmişse de, hüküm fıkrasında temel cezanın alt sınırdan olmak üzere 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi, birleşen 2021/474 Esas sayılı dosyadaki iddianamede sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edilmesi ve hükmün gerekçesindeki anlatım da nazara alındığında, hırsızlık suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un "141/1." maddesi yerine "142/1." maddesi olarak hatalı gösterilmesinin, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olduğu kabul edilmiş; sanığın ifadesinde şikâyetçinin zararını giderdiğini beyan etmekle birlikte bu hususta ödeme belgesi vs. sunmaması nedeniyle şikâyetçiden zararının giderilip giderilmediği sorulup sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden ve herhangi bir araştırma yapılmadan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adlî sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli, 2014/590 Esas, 2015/188 Karar sayılı ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan verilen 4 yıl hapis cezasını içeren ilâmının, temyize konu suç tarihinden sonra 29.05.2017 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, anılan ilâmın 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesine göre tekerrüre esas teşkil etmediği, ancak sanığın adlî sicil kaydında bulunan ve yine aynı suçtan verilen 3 yıl hapis ve 100,00 TL adlî para cezasını içeren Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2011 tarihli ve 2010/514 Esas, 2011/643 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılmasına ve yerine "Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2011 tarihli ve 2010/514 Esas, 2011/643 Karar sayılı ilâmında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi'' ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.