MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/356 E., 2025/36 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
SUÇLARIN TARİHİ : 20.02.2015
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Şikâyetçinin beyanında olay günü saat 18.00' da evinden ayrıldığını ve aynı gün saat 23.00'da evine geldiğinde hırsızlık suçunun işlendiğini anladığını beyan ettiği, suç tarihinde güneş batış saatinin UYAP sisteminden elde edilen verilere göre 17.49 olduğu ve 18.49 itibarıyla gece sayılan zaman diliminin başladığı anlaşılmakla eylemin gündüz vakti meydana geldiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 116/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, 23.06.2016 olan ilk mahkûmiyet tarihi ile 21.01.2025 olan ikinci mahkûmiyet tarihi arasında geçmiş bulunduğu bulunduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Şikâyetçinin beyanında olay günü saat 18.00 da evinden ayrıldığını ve aynı gün saat 23.00 da evine geldiğinde hırsızlık suçunun işlendiğini anladığını beyan ettiği, suç tarihinde güneş batış saatinin UYAP sisteminden elde edilen verilere göre 17.49 olduğu ve 18.49 itibarıyla gece sayılan zaman diliminin başladığı anlaşılmakla eylemin gece gerçekleştiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu açıkça belirtilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 143/1. maddelerine göre belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 62/1. maddesi ile 1/6 indirilmesi ile cezanın 6 yıl 3 ay olarak belirlenmesi gerekirken 5 yıl 15 ay olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.