MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/301 E., 2024/581 K.
SUÇ : Hırsızlık
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2026 tarihli ve KYB-2026/439 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi kapsamında işlenen nitelikli hırsızlık suçu için karar tarihi itibarıyla kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 02.07.2013 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 08.10.2024 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.10.2013 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 02.11.2014 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, geriye kalan 10... ay 5 günlük süre boyunca zamanaşımı süresi işlemek suretiyle 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Oluşa ve dosya içeriğine göre; hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan (aslî) zamanaşımının; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.09.2013 tarihi itibarıyla durduğu ve hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 02.11.2014 günü yeniden işlemeye başladığı dikkate alındığında, zamanaşımını kesen son işlem olan hükümlünün sorgusunun yapıldığı 02.07.2013 tarihinden 08.10.2024 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen başka bir neden bulunmadığı gözetilmeden, hükümlü hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/301 Esas, 2024/581 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.