MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/136 E., 2025/269 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/152876 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/10/2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilamında yer alan; çağdaş ceza adaletini tam manasıyla temin etmek, savunma hakkının daha etkin bir şekilde kullanımına imkân sağlamak bakımından aleyhte yorumda bulunmak için haklı ve gerektirici bir nedenin olmaması, Kanun’da aksi yönde bir düzenlemeye de yer verilmemesi karşısında, ceza adalet sistemimizde, bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerinin, aynı suç sayılacağı ilkesi de gözetildiğinde, aynı suç sayılan bir suçun nitelikli hâlinin ve benzer şekilde fiilin ağırlaştırıcı neden altında işlenen şeklinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde belirlenen ve zorunlu müdafi atanması için gerekli olan beş yıllık sürenin belirlenmesinde esas alınması gerektiğine yönelik karar verildiği nazara alındığında,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2. maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçu için öngörülen cezanın alt sınırı beş yıl olup zorunlu müdafii görevlendirilmesinde suçun nitelikli hallerinin göz önünde bulundurulması gerektiği, hırsızlık suçunun geceleyin işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, suçun alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirdiği, bu nedenle zorunlu müdafii görevlendirilmeden yargılamaya devam olunarak hüküm kurulamayacağının gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, hükümlüye yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ve ayrıca hırsızlık suçu ile birlikte işlenen mala zarar verme suçunun da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği hususu dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca hükümlüye zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle mala zarar verme suçundan da mahkûmiyetine karar verilerek hükümlünün savunma hakkının kısıtlandığı,
2-Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1 ve 35/1. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 10... gün hapis cezasından aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması suretiyle sonuç ceza olarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası yerine, 1 yıl 7 ay 25 gün hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayin edildiği,
Belirlenmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.