MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/261 E., 2020/402 K.
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2026 tarihli ve KYB-2026/704 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29/09/2022 tarihli ve 2022/7255 esas, 2022/12967 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği suçtan dolayı mahkûm olması üzerine dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılıp, sanığa 5271 sayılı Kanun'un 195/1. maddesine göre, yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağırılması ve sanığın savunması alınarak aynı Kanun'un 231/11. maddesine uygun olarak hükmün açıklanması gerekirken, duruşmadan usulüne uygun olarak haberdar edilmeyen sanığın savunması alınmadan mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan hükümlünün duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği; nitekim mahkemece de 14.10.2020 tarihli duruşmada, hükümlünün adresine belirtilen şekilde ihtarı içeren meşruhatlı davetiye tebliği yapılması yönünde ara karar kurulduğu, dosya içerisinde yer alan ve 28.10.2020 tarihinde usûlüne uygun olarak -hükümlü ile aynı konutta ikamet ettiği bildirilen hükümlünün yeğeni imzasına- tebliğ edildiği anlaşılan tebligat içeriğinde, hükümlünün duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam olunacağına ilişkin ihtarın bulunduğu anlaşılmakla; belirtilen şekilde yapılan ihtarlı davetiye tebliğinin hükmün açıklanması için yeterli olduğunun kabulünün gerektiği değerlendirildiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.