(743 S. K. m. 513) (1086 S. K. m. 198)
D. Erol tarafından A. Erol aleyhine açılan tenkis davasının yapılan muhakemesi sonunda; davanın bir senelik sükut-u hak müddeti geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından reddine dair verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki davacı vekili Avukat İ. Ertuğrul tarafından talep edilmekle mürafaa için tayin edilen bugün iki taraf vekilleri geldiler. Şifahi izahları dinlendikten sonra dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü.
Medeni Kanunun 513. maddesinde bahis konusu edilen müddetler hak düşüren müddetlerden olmayıp zamanaşımı müddetidir. Binaenaleyh mahkemenin bu tarzdaki beyanı kanuna uygun değildir.
Davalı taraf dava istidasının tebliğinden sonra on gün zarfında cevabını vermemiş mahkemeden de munzam mehil istememiştir. Bu halde davalıya usulün 198.maddesi gereğince ilk celsede ancak 3 günlük bir mehil verilebilirdi. Halbuki ilk celseye gelen davalıya Avukat tutmak için uzun bir aralık verilmek suretiyle yapılan talik üzerine gelen Avukat yeniden mehil istemiş bidayetten beri davacı tarafın vaki itirazlarına ve yukarıda sözü geçen 198.maddenin sarih ve kesin hükmüne rağmen mahkeme bu mehili de vermiş bulunmaktadır. Ancak usulü müsaade ettiği yerlerde hakim müddetleri uzatabilir. Usul Kanundaki şartlar tahakkuk etmedikçe mahkemenin verdiği mehiller kanuna uygun sayılamaz. Binaenaleyh ilk celsede davalıya verilebilecek olan azami üç günlük mühletten çok sonra davalının verdiği cevap lâyîhasında dermeyan ettiği müruruzaman defini mahkemenin tetkik etmesi caiz değildir. Çünkü Asliye mevadında müddetinde cevap lâyîhası verilmezse davalı mücerret davayı inkar etmiş sayılır. Davayı inkar eden bir davalı bilahare zamanaşımı defi dermeyan eder, davacı da müdafaanın tevsiine muvafakat etmediğini beyan ederse zamanaşımı definin nazara alınmaması icap eder.
Hadisemizde cevap lâyîhası müddetinden çok sonra verilmiş bulunmaktadır. Bu sebeple müruru zaman defini mahkemenin artık tetkike salahiyeti olmadığı teemmül edilerek esas iddianın tahkikine geçilmek lazım gelirken yazılı şekilde zamanaşımı sebebiyle red kararı verilmesi yolsuz bulunduğundan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve aşağıda gösterilen temyiz giderleriyle duruşma için takdir edilen 400 lira ücreti vekaletin ileride haksız çıkacak taraftan alınmasına 24.03.1964 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy