(743 S. K. m. 97, 98)
N. M. ile M. N. i. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda davanın reddine dair verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Devletler hususi hukukunda kabul olunan Türk Yargıtayının da benimsediği sisteme göre, evlenme ehliyeti kişilerin kendi milli kanunlarında yazılı hükümlere, evlenme merasimi ise evlenmenin yapıldığı yer kanununda yazılı şekle tabidir. Bu husus, 126.1902 günlü Lahey Antlaşmasında da teyit olunmuştur. (Prof. Osman Fazıl Berki, Türk Hukukunda Kanunlar İhtilafı 1971, Sh. 71, Prof. Osman Fazıl Berki Devletler Hususi Hukuku, 1956, Sh. 319, Prof. Muammer Raşit Sevig Devletler Hususi Hukuku 1937, Sh. 365, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 21.9.1946 günlü 6837/3705 sayılı kararı Prof. Erdoğan Göğer, Kanunlar İhtilafı 1973, Sh. 58)
16 Kanunu evvel 1300 tarihli Şehbenderler Talimatının 67. ve 1 Haziran 1928 günlü Şehbenderler dahili nizamnamesinin (iç tüzüğü) 29. maddeleri ve 15 Nisan 1927 tarihli 5005 sayılı kararname ve 888 sayılı kanunla kabul edilen 10 Eylül 1964 günlü «Yabancı memleketlerde yapılan evlenmeleri kolaylaştırmaya ilişkin» sözleşme ile, konsoloslara evlendirme memurluğu yetkisi verilmiştir. (Prof. O. F. Bergi Age. Sh. 68-69)
Kişi seçimlik hakkına sahiptir. Dilerse konsoloslukta, dilerse o yer kanununun öngördüğü merci önünde evlenebilir.
Öyle ise, davalının Irak´taki evlenmesinin yapılış şekli araştırılmak, merasim yukarıda açıklanan nitelikte ise evlenme geçerli sayılıp boşanma sebepleri incelenmek, aksi halde şimdiki gibi karar verilmek gerekir. Bu yolda bir işlem yapılmadan davanın reddedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA 29.11.1974 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy