(743 S. K. m. 618) (1086 S. K. m. 79) (6830 S. K. m. 2)
S. K.'nin mirasçıları S. K. ve arkadaşları ile Ankara Belediye Başkanlığı arasındaki alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda davanın reddine dair verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki davacılar tarafından istenilmekle, duruşma için tayin olunan günde temyiz eden adına vekilleri Av. N. G. ve aleyhine temyiz olunan adına vekili Av. S. E. geldiler. Gelenlerin konuşmaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için başka güne bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Kural olarak istihkak davasının açılmasının mümkün olduğu hallerde (M. K. 618) taşınmazın mülkiyetinin devrine karşılık bedeli istenemez. Bunun istisnası, kamulaştırmasız el koyma durumudur. (16.05.1965 günlü 1/6 sayılı içtihadı birleştirme kararı)
Kamulaştırma dışında, rızaları olmadan kişilerin mülkiyet haklarına dokunulamaz. (Anayasa 38) Onun için taşınmazına kamulaştırmasız el konulan kişi, bedel hakkında açtığı davadan her zaman vazgeçerek müdahalenin önlenmesini ve bu sebeple uğradığı zararların tazminini dava edebilir. Bunun tabii sonucu olarak istimlakte olduğu gibi (6830 sayılı kanunun 2-1) idarenin de kamulaştırmasız el koyduğu yeri geri verme hakkı vardır. Bu takdirde bedel davasının hukuki dayanağı ortadan kalkar. Zira kimse kendi yararına bir hak elde etmeğe zorlanamayacağı için (H.U.M.K. 79) idare de istemediği halde mülk edinmeye zorlanamaz.
Öte yandan kamulaştırmasız el koyma, haksız bir eylem olup mal sahibine verilecek bedel ise, hukuk açısından bir tazminattır. Bilindiği gibi tazminat haksız eylem sonucu mal varlığında meydana gelen azalmanın karşılığıdır. Öyle ise yer geri verilmekle tazminat sadece taşınmaza haksız şekilde el konulmasından dolayı meydana gelen değer eksilmesi ve kullanmamaktan doğan zarardan ibaret olur.
İdarenin taşınmazı geri vermemekte kamu yararı görmesi, mal sahibinin de bedele rıza göstermesi halinde sırf bu duruma bir çare olmak üzere İçtihadı Birleştirme kararı özel bir hukuki çözüm yolu öngörmüş olup müdahaleyi önleme ve tazminat isteme, kamu kuruluşunun da malı geri verme hakkı saklıdır.
Olayda, Belediye, dava konusu yeri kamunun istifadesine terk etmek istemediğini, geri vermeğe hazır bulunduğunu bildirdiğine göre, bedel davasının hukuki dayanağı ortadan kalkmıştır. O halde, davanın reddi sonucu bakımından kanuna uygun olduğundan hükmün ONANMASINA, anama gerekçesine göre diğer yön ve temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine ve duruşma için takdir olunan bin lira vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine 19.06.1975 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy