(743 S. K. m. 131)
S.A. ile karısı G.A. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda davanın reddine dair verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki davacı tarafından istenilmekle,
Kanun koyucu, zina ve pek fena muamelede davayı hak düşürücü süreye tabi tuttuğu gibi af halinde de dava hakkının yitirileceğini öngörmüş iken terzil edici cürüm (yüz kızartıcı suç) işlenmesi halinde her zaman dava açılabileceği ilkesini kabul etmiştir.
Davalı kadının 1971 yılında Almanya'da bir mağazada hırsızlık yapıp bu eyleminden dolayı cezalandırıldığı dosyadan anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere kadın, yüz kızartıcı suç işlemekle koca yararına doğan boşanma hakkının geç kullanılması, hatta bir süre eşlerin birlikte yaşamış olmaları davanın reddi için sebep sayılamaz. Öyle ise boşanmaya karar verilmesi gerekirken davanın reddolunması Usul ve Kanuna aykırıdır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy