(403 S. K. m. 19, 42)
Kocasının vatandaşlığını kabul etmek suretiyle ecnebi statüsüne geçen Türk kadını Türkiye mahkemelerinde boşanma davası açabilmek için kocasıyla birlikte Türk mahkemelerinin yetkisini kabul ettiğine dair yetki belgesi ibraz etmesi veyahutta açtığı davaya kocasının yetki yönünden itiraz etmemesi icap eder.
Türkiye ile İran arasında adli müzaheret anlaşması imzalanmış olduğundan açılan davada teminat aranmaz.
T.M.T. ile A.M.T. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda davanın yetki yönünden reddine dair verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yabancı ile evlenen Türk kadınına kocanın Milli Kanunu vatandaşlık hakkını veriyorsa; kadın, yetkili Türk makamları önünde evlenmişse, nikah sırasında evlendirme memuruna şayet yabancı makamlar önünde evlenmişse, evlenmeden itibaren bir aylık süre içinde, Türk makamlarına yazılı olarak başvurup, kocasının vatandaşlığını seçtiğini beyan edebilir. (403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunun Madde 19, 42). Aksi halde evlenmekle Türk kadını Türk Vatandaşlığı hakkını yitirmez.
Olayda T.E., İran uyruklu A.M. ile evlenmiş, kocasının vatandaşlığını seçerek Türk Vatandaşlığından ayrılmış, böylece davacı, İran uyruklu olmuştur. O halde, taraflar Türk Vatandaşı olmadığına göre, 23 Şubat 1330 tarihli olup Ecanibin hukuk ve vecaibi hakkında ki Muvakkat Kanununun 4. maddesi gereğince, boşanma davasının Türk Mahkemelerinde görülebilmesi için tarafların rızaları ile Türk Mahkemesine başvurmaları zorunludur. Oysa eşler davadan önce karşılıklı olarak Türk Mahkemesini yetkili kılan bir belge düzenlenmemiştir. Ne var ki ilk oturumda davalı vekili davaya yetki açısından karşı çıkmamış, aksine esasa ait kabul beyanı ile yetkiyi de benimsemiş böylece eşlerin bu konudaki irade beyanları birleşmiştir.
Yabancı Uyrukluların Türkiye'de dava açmaları, teminat göstermeleri şartına bağlanmıştır. Ancak, İran'la Türkiye arasında düzenlenip 3213 sayılı Kanunla onaylanan ve 21.6.1937 günlü yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile İran Devleti arasındaki adli müzaharet anlaşmasının 2. maddesinin 2. bendi gereğince karşılıklı olarak taraf Devletlerinin Vatandaşları teminat şartından ayrık tutulmuşlardır.
O halde davacıdan teminat istenmeksizin, uyuşmazlığın esasının incelenmesi zorunludur. Buna rağmen davanın reddedilmesi Usul ve Kanuna aykırıdır.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy