(743 S. K. m. 307)
Fatma A. ile Muzaffer A. arasındaki nafakanın artırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki davalı tarafından istenilmiş ise de dava niteliği itibarıyla duruşmaya tabi olmadığından duruşma talebinin reddine karar verildikten sonra evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre hükme bağlanır. Onun için, Sulh Mahkemesinde açılan nafaka davasının duruşması sırasında boşanma davası açılmış olması verilecek hükmü etkilemez. Davacı dava açmakta haklı bulunduğu takdirde, nafaka takdir etmekle yetinilmesi gerekirken, boşanma davasının açıldığı günle sınırlı olarak karar verilmesi isabetsizdir. Mahkeme kararında emsal olarak gösterilen Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.3.1971 günlü ve 1620/1978 sayılı kararı, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış nafaka davaları ile ilgilidir. Olayda uygulanması mümkün değildir. Ne var ki yapılan bir hata, davacının aleyhinde olup hükmü davacı temyiz etmediğinden bu yön bozma sebebi sayılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre diğer temyiz itirazları yersizdir.
Bütün temyiz itirazlarının reddiyle Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy