(743 S. K. m. 305) (765 S. K. m. 441)
Dava: Naciye, kayyım Ali ve Ali Kutey arasındaki babalık, nafaka ve tazminat davasını yapılan muhakemesi sonunda verilen hükmün davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı dellilerle, kanuna uygun sebeplere ve özellikle delilerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2 - Evlenme vaadi gerçekleştiği ya da kadın küçük olduğu veya erkek nüfuzunu kötüye kullandığı ya da eylem suç teşkil ettiği takdirde, kadın yararına manevi tazminata hükmolunur (MK. nun 305). Olayda, evlenme vaadi, küçüklük ve nüfuzun kötüye kullanılması söz konusu olmadığı tartışmasızdır. Eylemin suç teşkil etmesi haline gelince metindeki suçtan amaç, cinsel ilişkide bulunulan kadına karşı bir suç işlenmiş olmasıdır. Nitekim kaynak İsviçre Kanununun Türk Medeni Kanunun 305. maddesinin karşılığı olan 318. maddesinde bu durum açıkça ifade edilmiş ve aynen "... babanın cinsel ilişkisi ile anaya karşı bri suç işlemiş olması halinde..." ana yararına manevi tazminat takdir edilebileceği belirtilmiş, böylece kanun koyucunun amacı açıklığa kavuşturulmuştur. Olayda davalı baba, çocuğun ana rahmine düştüğü sırada evli olup, davalı ile karı koca gibi yaşaması suç teşkil etmekte ise de (TCK. 441) bu eylem, anaya karşı işlenmiş bir suç niteliğinde değildir. Bu bakımdan manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken kanun hükmünün yorumunda yanlışa düşülerek kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi yanlıştır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, 25.3.1979 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy