(1086 S. K. m. 427) (403 S. K. m. 19, 42)
Dava: G. ile G. D. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda tarafların boşanmalarına dair verilen hükmün kanunu yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısına atfen C. Başsavcılığı tarafından istenilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı G., Türkiye Cumhuriyeti uyrukluğunda iken, Amerikalı D. G. C. ile evlenmiş ve Bakanlar Kurulunun 25.04.1972 günlü ve 7/4358 sayılı kararıyla Türk vatandaşlığını yitirmiştir. Davalı ise Amerika Birleşik Devletleri uyrukluğundadır.
1330 tarihli olup, Memaliki Osmaniyede Oturan Ecanibin Hak ve Vecaibi Hakkında ki Muvakkat Kanununun 4. maddesine göre, Türkiye'de yabancı uyruklu kişilerin Türk mahkemelerinde boşanma davalarının görülebilmesi Türk mahkemelerini birlikte yetkili kabul etmeleri şartına bağlanmıştır. Dosyada, tarafların Türk mahkemelerinin yetkisini kabul eden sözleşme yoktur. Duruşma sırasında da yetki konusunda anlaşma olmamıştır. Esasen dava, davalının gıyabında yürütülmüş bulunduğu için iddiayı inkar etmiş sayılır. Öyle ise, az önce belirtilen Muvakkat Kanun gereğince bir sözleşme yokken, duruşma yapılıp hüküm verilmiş olması yanlıştır. Şu durumda yapılacak iş, davanın reddedilmesinden ibarettir. Buna rağmen yargılamaya devam edilip uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve boşanmaya karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Usulün 427. maddesi gereğince C. Başsavcılığı'nın bozma isteğinin kabulüne ve Ankara Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 4.12.1979 gün ve 654/785 sayılı olup, temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen ve G. (Davit) ile C. D. C.'ın boşanmalarına ilişkin kararının kanun yararına BOZULMASINA, 14.04.1980 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy