(743 S. K. m. 137, 162)
Yetiş K. ile Kemaliye K. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda tarafların boşanmalarına dair verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1 - Toplanan delillerden, tarafların 1981 yılından beri ayrı yaşadıkları, bu zaman içinde müşterek çocuk 1979 doğumlu Savaş'ın annesinin yanında kaldığı gerçekleşmiştir. Çocuğun bakımı, gözetimi ve sağlığı açısından annenin bir ihmali iddia olunmadığı gibi, dosyada bu konuda herhangi bir delil de yoktur. O halde çocuğun gelişmesi ve yaşantısının bozulmaması da dikkate alınarak Savaş'ın alıştığı çevreden uzaklaştırılmaması ve annenin velayetine bırakılması uygun olur. Bu yönün gözetilmemiş olması Usul ve Kanun'a aykırıdır.
2- 3444 sayılı Kanun'un 137. maddesinde, Hakimin geçici tedbirleri alması, bu cümleden olarak tedbir nafakası takdiri konusunda re'sen hareket etmesi öngörülmüştür. O halde isteğe bırakılmaksızın tarafların sosyal ve mali durumlarına göre davalı yararına uygun tedbir nafakası takdiri zorunludur. Bu hususun düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Boşanma davası açılmakla eşler ayrı yaşamak hakkını elde ettiğinden Medeni Kanunun 162/2. maddesi uyarınca Hakim istek halinde uygun tedbir nafakasına karar vermekle yükümlüdür. 3444 sayılı kanunla değiştirilen Medeni Kanunun 137. maddesi hükmüne göre istek olmasa dahi Hakim kendiliğinden ve davanın devamı süresinde gerekli tedbirleri almak yetkisi tanınmış olmakla birlikte bu konu Mahkemenin takdirine ilişkindir. Hakimin böyle bir tedbir alınmasına gerek görmemesi kanun yolu denetimin dışında kaldığından ikinci bentte açıklanan çoğunluk düşüncesine katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy