(743 S. K. m. 466, 507)
Emine ile Mahmut ve arkadaşları arasındaki tenkis davasının yapılan muhakemesi sonunda, davanın kabulüne dair verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki davalılar tarafından istenilmekle; dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü;
Muris Ahmet, 19 numaralı taşınmazı 28.06.1983 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile; 7 numaralı taşınmazı ise 09.02.1983 gününde satış suretiyle önceki eşinden olma davalı durumundaki çocuklarına temlik etmiş, bilahare 27/12/1985'te davacı Emine ile evlenmiş ve bu evlilikten de Melek isimli çocuğu dünyaya gelmiştir.
Medeni Kanunun 507/4. maddesi, mahfuz hisse kaidelerini bertaraf etmek amacı ile yapıldığı aşikar olan temliklerin tenkise tabi olacağını hükme bağlamıştır. Muris her iki temliki yaptıktan sonra Emine ile evlenmiş ve bir çocuğu dünyaya gelmiştir. Temliklerin yapıldığı tarihte davacı ile evlilik olmadığına göre murisin mahfuz hisseye aşikar bir tecavüz kastıyla hareket ettiğinden söz edilemez. Karara mesnet olarak alınan Medeni Kanunun 466. maddesinin de olayda kıyas yoluyla dahi uygulama yeri bulunmamaktadır.
O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yasanın yorumundan yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, 22.01.1991 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy