(1086 S. K. m. 91)
R.Ş. ile Ş.Ş. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda tarafların boşanmalarına dair verilen hüküm davacı tarafından feragat edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece isteğe uygun olarak boşanmaya hükmedilmiş ve karar davacıya 16.1.1986da tebliğ olunmuştur.
Davacı henüz hüküm kesinleşmeden verdiği 20.1.1986 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Dilekçe alınırken mahkemece davacının hüviyeti de tesbit edildiğinden feragat dilekçesinin davacıya ait olduğunda kuşku yoktur. O halde feragat sebebi ile davanın reddine karar verilmesi zorunluluğu doğmuştur. Ancak mahkemece, işten el çekildiği gerekçesi ile bu dilekçe üzerine işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Görülmektedir ki feragat dilekçesi üzerine Hakimlikçe işlem ifası için mahkemenin dosyayı yeniden ele almasını ve içine girebilmesini sağlamak gerekmektedir.
Öyle ise davadan feragat dilekçesini aynı zamanda temyiz dilekçesi gibi yorumlamak, Hakime işlem yapabilmesi için kararın bozularak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek zorunluluğu vardır. Davacı karar kesinleşmeden davadan feragat ettiğinden feragat sebebi ile dava reddedilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeple kararın BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy