(1086 S. K. m. 67)
Dava: Orhan ile Mualla arasındaki nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece davanın reddi doğrultusunda tesis olunan hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmü temyiz eden davacı vekilinin dosyada vekaletnamesi yoktur.
Vekaletnamenin aslını veya örneğini vermeyen vekil dava açamaz ve yargılama ile ilgili hiç bir görev yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar umulan hallerde mahkeme vereceği kesin bir süre içinde vekaletnamesini getirmek şartı ile vekilin dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir (HUMK. m. 67).
Mahkemece, tesis olunan hüküm davayı takip eden ve vekaletnamesi dosyada bulunan vekile 8.12.1992 tarihinde tebliğ edilmiş, hükmü temyiz eden ve vekaletnamesini ibraz etmiyen vekil 8.12.1992 tarihli dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir.
Kararın tebliğ 8.12.1992 tarihi olmasına göre, 15 günlük temyiz süresi içinde vekilin vekaletnamesini tanzim ve ibraz ederek temyiz dilekçesi ile vermesi mümkünken bu yola gidilmemiştir.
Diğer bir deyişle 15 günlük temyiz süresi nazara alındığında gecikmesinde zarar umulan bir hal de mevcut değildir.
O halde, hükmü temyiz eden vekilin vekaletnamesi ibraz edilmediğinden temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile temyiz dilekçesinin (REDDİNE), 17.3.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy