(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Boşanma davası, Medeni Kanunun 134/1. maddesinde ifadesini bulan, müşterek hayatın yeniden kurulamıyacak şekilde evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanılarak açılmıştır.
Bu şekilde açılmış bir davada davanın esasını oluşturan maddi vakaların mutlaka ayrıntılı bir biçimde açıklanmasına (sıralanmasına) gerek yoktur. Ortak hayatın temelinden sarsıldığının ifade edilmesi yeterlidir. Dilekçede gösterilmeyen, ancak tanık sözlerinde geçen yahut diğer delillerden anlaşılan olaylara da dayanılarak boşanmaya karar verilebilir. Bu durum davanın tevsii olarak kabul edilemez (Hukuk Genel Kurulunun 20.3.1997 gün ve 133/221 günlü kararı).
Dinlenen davacı tanıkları davalının eşine karşı onu küçük düşürecek şekilde "beni almasaydınız, niye aldınız, benim yangınım vardı, burada durursam kendimi atarım, durmayıp, babamın evine gideceğim" dediğini ifade etmişlerdir. Bu sözlere değer verilmesi gerekir. O halde mahkemece yapılacak iş, davalınında göstereceği delilleri toplamak, bütün delilleri birlikte tartışıp değerlendirmek ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine görede diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 1.7.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy