(743 S. K. m. 134) (1086 S. K. m. 267)
Taraflar arasındaki Boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmişse de duruşma için davetiye pulu olmadığından duruşma isteği red edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tanığın istinabe suretiyle isticvabı lazım geldiğinde hangi hususlardan dolayı isticvap olunacağını hakim tayin eder. Bu halde birinci fıkra hükmüne tevfikan iki tarafın mesele ile münasebettar yeni sual sordurabilmek hakkı saklıdır. (HUMK. md. 267) Davalı fiili ayrılığın gerçekleşmediğini ileri sürmüş bu konuda tanık göstermiş ve dinlenilmelerini istemiştir. Davalı tanıkları bu konuda dinlenmeden hüküm tesis edilmiştir. Bu konu davalının savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul yanlışlığıdır. Mahkemece yapılacak iş davalının tanıklarının fiili ayrılık ve süresi yönünden de bilgi ve beyanlarını tesbit etmek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yön gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan hükmün gösterilen nedenlerle BOZULMASINA bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy