(743 S. K. m. 34, 530)
Dava: Taraflar arasındaki davanın, Hazine dahili dava edilerek yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Vakfa ait iken "mülkiyeti mütesarıflarına geçmiş olan gayrimenkullerde maliklerin Hazine'den başka varis bırakmadan ölümleri halinde, mülkiyet mahlulen vakfına rucu eder" (Vakıflar Kanunu 29/2).
"Ölüme muallak haklar, tıpkı gaibin ölümü tebeyyün etmiş gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesi yahut son haber gününden itibaren hüküm ifade eder" (MK. 34).
Davacı vakfın hakkı idaresi kayyıma tevdi edilen malın malikinin hazineden başka mirasçı bırakmadan ölümüne muallak olduğuna göre, o kişinin öldüğünün veya gaip olduğunun belgelenmesi gerekir. Mahalle muhtarlığı belgesi malikin öldüğünün kabulü için yeterli değildir. Malikin nüfus siciline kayıtlı olduğu yer belirlenip, nüfus sicili getirtilmeden, sicilde sağ gözüküyorsa ölüm kaydının işlenmesi gaip ise gaiplik kararı ile varislerini belirler veraset ilamı getirmesi için davacıya yetki ve mehil verilmeden, Medeni Kanunun 530. maddesi şartlarının oluşmadığıda gözetilmeden davacının dava hakkının bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde kayyımlık kararının kaldırılmasına ve taşınmaz malın satış parasının davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 23.6.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy