(743 S. K. m. 149, 262)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: "Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi, ölümü gibi bir halin tehaddüsünde, hâkim RE'SEN veya ana ve babadan birinin talebi üzerine hadisenin iktiza ettiği tedbirleri ittihaz eyler"(MK.m.149).
Medeni Kanun'un 262. maddesi, küçüklerin ana ve babalarının velayeti altında olduklarını, kanuni bir sebep bulunmadıkça çocuğun ana ve babadan alınmayacağını öngörmüştür. Asıl olan çocukların velayet altında olmasıdır. Boşanma ile velayet kendisine bırakılan anne ölmüş ise da baba hayattadır. Velayeti ifa edemeyecek durumda olduğunu gösteren bir delil de getirilmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, kararı temyiz eden babaya, Medeni Kanun'un 149. maddesi gereğince halen askıda olan velayetin kendisine tevdi edilmesi konusunda ait olduğu mahkemede dava açmak için mahil vermek, dava açılacaksa bunu bir ön mesele yapmak, dava açmaz ise görevli hâkimden re'sen bir karar oluşturulmasını istemek, hâsıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 10.2.1995 gününde oybirliği ile karar verlidi.
Full & Egal Universal Law Academy