(4721 S. K. m. 137) (Nafaka Alacaklarının Yabancı Memleketlerde Tahsili ile İlgili Sözleşme)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm nafaka yönünden temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Kararı:
1- Davalı ve çocuk için Fransa'da da nafaka hükme bağlandığı iddia edilmiştir. Bu hususun araştırılıp:
a- 1331 sayılı Kanunla onaylanıp, 18.3.1971 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan nafaka alacaklarının yabancı memleketlerde tahsili ile ilgili sözleşme,
b- 1482 sayılı Kanunla onaylanıp, 24.12.1971 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan çocuklara karşı nafaka mükellefiyetine ve uygulanacak kanuna dair sözleşme (24.10.1956 tarihli Lahey Sözleşmesi),
c- 1620 sayılı Kanunla onaylanıp, 11.1.1973 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan çocuklara karşı nafaka yükümlülüğü konusundaki kararların tanınması ve tenfizine ilişkin sözleşme (15.4.1958 tarihli Lahey sözleşmesi),
d- 2323 sayılı Kanunla onaylanıp, 16.2.1983 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan nafaka yükümlülüğü konusundaki kararların tanınması ve tenfizine ilişkin sözleşme (2.10.1973 tarihli Lahey Sözleşmesi),
e- 2331 sayılı Kanunla onaylanıp, 6.2.1983 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan nafaka yükümlülüğüne uygulanacak kanuna dair sözleşme,
f- 2029 sayılı Kanunla katılmamız uygun görülen, 21.2.1983 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan küçüklerin korunması konusunda makamların yetkisine ve uygulanacak kanuna dair (2.10.1973 tarihli Lahey Sözleşmesi), sözleşmenin 5. maddesi hükümleri nazara alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de; Medeni Kanunun 137. maddesi uyarınca hakim, boşanma davası açılınca muktezi tedbirleri kendiliğinden almak zorundadır. Bu yön gözetilip tedbir nafakasına; boşanma dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, talep tarihinden itibaren hükmolunması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy