(743 S. K. m. 260, 258, 457) (4721 S. K. m. 322, 510)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden vekili Av. S.T. ile karşı taraf vekili Av. S.B. geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davalının davacıya karşı görevlerini yerine getirmediği, su istese kalk kendin al hizmetçin mi var dediği, eve geç gelme nedeni sorulduğunda sen karışamazsın diye onu itelediği, böylece ağır kusurlu davranışlarda bulunduğu görevlerini yapmamak için müşterek haneyi terk ettiği toplanan delillerle anlaşılmıştır.
Medeni Kanun'un 260. maddesi gereğince ana, baba ve çocuk yekdiğerine karşı aile yararlarını gerektiren yardımda bulunmak ve çocukların anne babayı sayma yükümlülüğü vardır. Medeni Kanun'un 258. maddesinin yollaması aynı yasanın 457/2. maddesi gereği evlatlığın evlat edinene veya ailesine karşı yasaca yükümlü olduğu görevlerini yerine getirmede ağır kusuru bulunması evlatlık ilişkisine son verilmesini gerektirir.
Bu yön gözetilmeden davanın kabulü yerine yazılı gerekçelerle reddi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan altımilyon lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre hükmün onanması düşüncesindeyiz. Bu itibarla çoğunluğun görüşlerine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy