(1086 S. K. m. 27, 190, 191, 225)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davalı ilk itirazlarını davanın esasına girmeden önce hep birlikte bildirmek zorundadır (HUMK 188, 189, 192, 159).
Bu davada görev ve yetki itirazı birleştiği takdirde, önce görev meselesinin çözülmesi gerekir. Çünkü, yetkisizliğe ilişkin ilk itirazı halledecek mahkeme, esas davayı görmeye selahiyattar alan mahkemedir (HUMK191). Göevsizlik kararından sonra dosyanın geldiği görevli mahkemede bakılan dava ise, yeni bir dava olmayıp, görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı sayılır (HUMK 27).
Somut olayda, davanın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, davacının süresinde verdiği dilekçe ile görev ve yetki ilk itirazında bulunduğu, mahkemece önce görev meselesi incelenip görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bu halde, süresinde yapılmış olan yetki ilk itirazının davayı gören Rize Asliye Hukuk Mahkemesi'nde halli gerekmektedir.
Mahkemelerin yetkisine yönelik itirazlar, ilk itirazlardan olup (HUMK187/2), bu husus mahkemece öncelikle ve esasa girilmeden, hadise şeklinde incelenerek sonuçlandırılır (HUMK 190-196). Hakim, hadise hakkındaki kararını derhal verir ve iki tarafa bildirir (HUMK 225). Görüldüğü gibi, yetki itirazı hakkıda verilen karar kararının ilgilisine tebliğinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Belirtilen yasa kurala uyulmadan davalının yokluğunda hüküm kurulması, savunmaya ve davanın sonucunu etkileyen önemli bir usul hatasıdır.
Sonuç: Hükmün açıklanan sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 01.04.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy