(1086 S. K. m. 434/3) (818 S. K. m. 457, 458)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Hükmü temyiz eden davalı vekilinin temyiz dilekçesi ile temyiz posta giderlerini yatırmaması üzerine, mahkemece, Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanununun 434/3. maddesi gereğince çıkarılan 7 gün süreli muhtıra, temyiz eden vekiline 25.3.1996 tarihinde tebliğ edilmiş davalı vekilinin masrafları PTT kanalı ile göndermesi üzerine, 5.4.1996 tarihinde süre geçtikten sonra mahkemeye ulaşmıştır. Kanunlarda gösterilen süreleri hakim artıramaz veya azaltamaz (HUMK. 159). Bir işlemin süresinde yapıldığının kabul edilebilmesi için işlemin kanunun tayin ettiği mercide yapılmış olması gerekir. Borçlar Kanunu 457. ve müteakip maddeleri uyarınca PTT havale gönderenin vekili durumunda olup aynı kanun 458. maddesi uyarınca havale edenin borcu ancak havalenin alıcıya ödenmesi ile ifa edilmiş duruma gelir. Temyiz eden vekilin gönderilen muhtırada açıkça belirtildiği üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434/3. maddesinde açıklanan süre postaya verme süresi olmayıp mahkeme veznesine yatırma süresi olmasına göre davalının masrafları kanunda gösterilen sürede yatırdığının kabulü mümkün değildir. (Y.6.H.D.nin 25.4.1983 tarihli 4483-4440 sayılı Y.2.H.D. 18.4.1995 T. 3863-4776 sayılı kararı) Bu sebeplerle hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına ve temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Davalının temyiz dilekçesinin yukarıda açıklanan gerekçe ile REDDİNE oybirliği ile karar verildi. 6.6.1996
Full & Egal Universal Law Academy