(1587 S. K. m. 5, 46) (1086 S. K. m. 427/6)
Dava: Davacı tarafından açılan tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmiş olup evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı F. Evmez 15/11/1994 tarihli hasımsız dava dilekçesinde, B. Evmez ile 16/08/1990 tarihinde nikahlandıklarını, fiili evlilik olmadan eşinin 21/10/1990 tarihinde öldüğünü, nüfus kütüğündeki Medeni hali hanesinde yazılı olan dul sözünün bekar (bakire) olarak düzeltilmesi ve tesciline karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
1- Dava, nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğinde olup mahkemece de bu şekilde kabul edilerek karar verilmiştir.
1587 sayılı Nüfus Kanununun 46.maddesi hükmüne göre nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar, ilgilinin oturduğu yer asliye hukuk mahkemesinde Cumhuriyet Savcısı ve nüfus idare temsilcisi huzuru ile görülür ve sonuçlandırılır.
Davacının Boluda oturduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken görev unsuru nazara alınmadan davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması ve Cumhuriyet Savcısı ve nüfus idaresinin yetkili memuru huzuru ile davanın görülmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru bulunmamıştır.
2- 1587 sayılı nüfus kanununun 5.maddesi Nüfus Hizmetlerine ait kuruluş, görev ve çalışma yönetmenliğinin 48 ve müteakip maddeleri uyarınca şahsi hallerdeki değişiklikleri nüfus memuru aile kütüklerine yazmaya mecburdur.Kişinin medeni hali nüfus kaydının mahsus sütununda, evli olanlar için evli, eşi ölenler için dul, boşananlar için boşanmış, hiç evlenmemiş olanlar için bekar olarak yazılır.Evlenen kişinin fiilen eşi ile bir arada yaşamamış cinsel ilişkiye girmemiş olması onun evlenmiş ve eşinin ölmüş olması olgusuna etki yapmaz. Bu yazılar anatomik durumu değil hukuki durumu ifade eder.
Davacı 21.10.1990 tarihinde ölen eşi Bayram ile 16.08.1990 tarihinde evlenmiş olmasına rağmen dul kaydının silinerek Bakire olarak yazılmasına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6.maddesi gereğince Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun yararına bozma isteğinin kabulüne, Temyiz edilmemek şartıyla kesinleşmiş bulunan Düzce Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/11/1994 tarih ve 1994/1367-1387 sayılı kararının kanun yararına BOZULMASINA 17.06.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy