(743 S. K. m. 376) (1086 S. K. m. 73) (1587 S. K. m. 46)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı Raziye Çaray 28.4.1994 havale tarihli dava dilekçesi ile Bedriye Arslan'ı evlatlık aldığını fakat kocası ile boşandığından çocuğa bakamadığını ailesine vereceğini, nüfus kütüğünde üzerinde yazılı görünen Bedriye Arslan'ın tekrar anne ve babası olan Fatmana ve Ahmet nüfusuna geçirilmesini istediği, mahkemece davanın kabul edildiği hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Nüfus kaydının iptali istenen Bedriye Arslan'ın Han ve Raziye çocuğu olarak doğumdan nüfusa tescil edildiği bir evlatlık ilişkisinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava bu hali ile nüfus sicilinin düzeltilmesine ilişkin olup sonuçta hukuku etkilenecek olanlar tevcihi zorunludur. (HUMK.73) Nüfus kaydında baba olarak gözüken Han ve küçük Bedriye'ye Medeni Kanunun 376/2. maddesi uyarınca tayin olunacak kayyıma tevcih edilerek nüfus kanunun 46. maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcısı ve sonradan davaya dahil edilen nüfus idaresinin yetkili memuru huzuru ile görülmesi gerektiğinin düşünülmemesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. 17.06.1996 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy