(743 S. K. m. 132)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacının daha öncede davalıyı evi terke zorladığı eve çağırdığı davalının eve dönmesine rağmen yeniden evden kovduğu tarafların ortak çocukları A.'in samimi anlatımlardan davacının amacının davalı adına tapulu taşınmazı kendi adına devreni sağlamak olduğu davalının bu özveriyi göstermesine rağmen "işin bitti" diyerek davalıyı evden uzaklaştırdığı diğer tanığın anlatımından anahtar almaya giden davalının hakaretle karşılaştığı anlaşılmaktadır. Davacı tanığı R.'in görevi anahtarı almaya gelen davalıya anahtarı teslim etmekten ibaret olmasına rağmen evinde bulunan davacıya durumu iletip onun balkona çıkarak davalıyı gel beraber eve gidelim şeklindeki beyanı diğer tanık beyanları ve davacının dava dilekçesinde "davalı ihtara rağmen eve dönmedi" şeklindeki açıklamasıla çelişmektedir. Aksi sabit olmayan ortak çocuk A.'in beyanından da davacının çağrıda samimi olmadığı anlaşılmaktadır. İhtarın hukuki sonuç doğurması ise samimi bir duygunun ürünü olmasıyla mümkündür. Bu yönlerin dikkate alınmaması sonucu başka bir delil veya ebare ile doğrulanmayan davacının tanığı R.'in beyanın üstün tutularak boşanmaya karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyize konu hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine 13.11.1997 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Yapılan soruşturmaya, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, özellikle ihtarın, Medeni Kanunun 132. maddesi ile 27.3.1957 gün ve 10/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına uygun bulunmasına; Davanın süresinde açılmış olmasına; Davalının kanunen himayeye layik bir sebep olmadığı halde aile birliğine dönmediğinin anlaşılmış bulunmasına göre temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi, diğer yönlere ilişkin temyiz istemleri de varit değildir. Bu itibarla bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması düşüncesindeyiz. Bu itibarla sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy