(1086 S. K m. 409, 445)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Yargılamanın iadesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlardan dolayı maddi anlamda kesin hüküm bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan fevkalade bir kanun yoludur.
Mahkemece ileri sürülen tebligat usulsüzlüğü ve hilesi ile ilgili yargılamanın iadesi sebebinin varlığı belirlenmiş iade-i muhakeme talebinin kabulüne karar verilmiş, bu safhadan sonra asıl dava hakkında delillerin ibrazı için taraflara mehil verilmiş taraflar davayı takip etmediklerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin doğru olduğunu kabul ettiği yargılamanın iadesi sebebine göre yeniden yapılacak olan bu tahkikat birinci davadakinin devamı niteliğindedir. Taraflar bu davada yeni delil gösterebilirler. O halde bu safhadan itibaren davayı takip görevi dava asıl davanın devamı niteliğinde olduğundan asıl davanın davacısına aittir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, asıl dava olan önceki dava hakkında takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 18.12.1997.
Full & Egal Universal Law Academy