(743 S. K. m. 258)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı E.K.'un davalı R.K. ile aralarındaki evlatlık ilişkisinin tarafların anlaşması ile kaldırılması yolunda Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açtığı davanın görevsizlik kararı ile sonuçlanması üzerine, Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne Medeni Kanunun 258/1. maddesi gereğince evlatlık rabıtasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bilindiği gibi, Türk Medeni Kanunun 258. maddesi hükmü uyarınca, evlatlık ilişkisi tarafların anlaşması yoluyla veya hakimin hükmü ile sona erer.
Anılan maddenin 1. cümlesinde, "Evlatlık mukavelesi hakkındaki kaidelere riayet şartıyla evlatlık rabıtası iki taraf rızasıyla her zaman kaldırılabilir" denilmesine nazaran, evlatlık ilişkisinin bu şekilde kaldırılabilmesi için tarafların bu sözleşmenin yapılışında tabi olduğu şekillerin aynına uyması gerekmektedir. Yani, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına karar veren tarafların, öncelikle bu konuda Sulh Hukuk Hakiminden izin almaları, daha sonra evlatlık ilişkisinin bittiğine ilişkin resmi senet yapmaları gerekecektir.
Mahkemece bu konuda resmi senet yapılması için izin verilmesine dair verilecek kararla yetinilmesi gerekirken, evlatlık rabıtasının kaldırılmasına dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 13.1.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy