(765 S. K. m. 8)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm nafaka tazminat ve vekalet ücreti yönleri temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yabancı mahkemede verilen mahkumiyet kararının Türk Ceza Kanununun 8.maddesi gereğince tamamlanmamış olmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna oyçokluğuyla karar verildi.13.03.1996
MUHALEFET ŞERHİ
Dava ve hukuki işlem ehliyeti kamu düzeni ile ilişkili olup resen gözetilmesi zorunludur.
Davacının Almanyada uzun süreli hapis cezasına mahkum olduğu, davacı ve şahitler tarafından ifade edilmiştir.
Bir sene veya daha ziyade hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkum olan her reşit için bir vasi tayin olunur. (MK. 357)
Yabancı ülke ceza mahkemesi mahkumiyet kararının kanunun öngördüğü mahkumiyet niteliğinde olup olmadığı tartışılmıştır. Her ne kadar Türk Ceza Hukuk uygulaması bakımından hakim görüş (Kunter Sf.1005, Dönmezer, Erman Cilt; 11. sf.178) yabancı mahkemelerden verilen mahkumiyet kararlarının Türkiyede sonuç doğurması için Türk mahkeme kararı ile tamamlanması (TCK. 8) şartına bağlı ise de, Bu görüş münhasıran Ceza Kanununun uygulanmasına yöneliktir. Medeni Kanun olaya farklı yaklaşma imkanı vermektedir. Medeni Kanunu koruma amacına uygun yorumlamak mümkündür. Medeni Kanun vesayet hükümleri ile serbest hareket etmekten veya serbest irade ile karar vermekten mahrum olanlar korunmuştur. Bu cümleden olarak 357.madde ile de uzun süre mahkum olanlar koruma altına alınmıştır. Şu halde normun amacına uygun uygulanması için kişinin serbestçe hareketine imkan vermeyen mahkumiyetin bulunması kafidir. Serbest hareketi engelleyen ceza mahkumiyetinin yabancı olup olmaması kişinin korunmasına etkili olmamalıdır. Her ne kadar yabancı ülke mahkumiyetine geçerlilik tanımak devletin hakimiyet prensibi ile bağdaşmaz ise de devletin bir de vatandaşlarını koruma görevi vardır. İşte bu görev fiili durum sebebiyle korunmaya muhtaç vatandaşın yararları bakımından ön plana gelmekte, hakimiyet prensiplerinde taviz verme zorunluluğu doğmaktadır. Nitekim Medeni Kanunun mehazı İsviçredeki uygulaması sebebiyle Dr. A. Egger şerhinde Ceza yabancı bir mahkemece bir İsviçreli hakkında hükmedilmiş olduğu takdirde hacir cihetine gidilmelidir. demektedir. (İsviçre Medeni Kanunu Şerhi Aile Hukuku, Üçüncü Kısım Vesayet, Dr. A. Egger, Volf Çerniş çevirisi, Sf.163)
Bütün bu açıklamalar, Almanyada bir yıldan fazla hapse mahkum olan davacının MK. 357.maddesi uyarınca vesayet altına alınması zaruretini ortaya koymaktadır. HUMK. 42.maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere hüküm bozulmalıdır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy