(818 S. K. m. 237, 238) (1512 S. K. m. 60, 61) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden vekili Av. Y. E. ile karşı taraf vekili Av. T. K. geldi. Gelenlerin konuşması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlar Kanununun 237. maddesi taşınmaz mal bağış sözleşmesinin şeklini, 238. maddesi de bağışların vaadi ile bir taşınmaz mal yahut taşınmaz mal üzerindeki ayni hakkın bağışlanması taahhüdü şeklini hüküm altına almıştır. Bir taşınmaz malın yahut taşınmaz mal üzerindeki ayni hakkın bağışlama vaadinin resmi senetle yapılmış ise geçerli olacağı belirtilmiştir. Borçlar Kanununun 237. maddesinde taşınmaz malın yahut üzerindeki ayni hakkın bağışlanmasının tapu siciline kaydedilmekle tamam olacağı belirtilmiş bağış vaadinde ise resmi senet sözlerine yer verilmiştir. Acaba noterler de gayri menkul hibe vaadi sözleşmesi düzenlemeye yetkili mi sorusu akla gelebilir. Bilindiği gibi taşınmaz mala yahut üzerindeki ayni hakka dair sözleşmeler tapu dairelerinde düzenlenir. Noterlik Kanununun 60. maddesinde noterlerin yapamayacak ve yapacağı işler genel olarak sayılmış kanunla başka bir makama verilmiş hukuki işlemler ayrık tutulmuştur. 61. ve devamı maddesinde ve devamında yapacakları özel işler yazılmıştır. 60/3. maddede gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin yapılacağı gösterilmiş taşınmaz hibe vaadi sözleşmesinin yapılacağı hüküm altına alınmamıştır. Tapu Kanununun 26. maddesinde açıkça mülkiyete mülkiyetin gayri ayni haklara mütedair resmi senetler tapu sicil muhafızlar ve memurları tarafından yapılır denmiştir. Burada şuna da işaret etmekte yarar vardır. Bağışlama vaadi bir kimsenin diğerine ivazsız olarak malının tamamını veya bir kısmını temlik etme taahhüdünde bulunmasını öngören bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin yapılması ile yerine getirilmesi aynı zamanda olmamaktadır. Bağış vaadi sözleşmesi sözleşme yapma vaadi (önakit) olmayıp bizatihi sözleşmenin kendisidir. Öyle ise taşınmaz mal yada üzerindeki ayni hakkın bağış vaadi sözleşmesinin tapu dairelerinde olması gerekir.
Davada, davacı ile davalı önce noterde 6.5.1993 günlü sözleşme yapmışlardır. Davalı, 11 nolu kat irtifaklı meskeni A. Y.'a devir ve temlik etmeyi kabul ve taahhüt ederim demiştir. Yukarıda açıklandığı üzere kanunda gösterilen şekle uygun geçerli bir hibe vaadi bulunmamaktadır. Kaldı ki getirtilen resmi senetten aynı taşınmazın davacı tarafından çıplak mülkiyetinin satın alındığı anlaşılmaktadır. Tarafların iradesi o şekilde birleşmiştir. Davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, duruşma için takdir olunan 9.000.000 Tl. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine oybirliği ile karar verildi. 8.4.1997
Full & Egal Universal Law Academy