(743 S. K. m. 296)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı 1338 (1922) doğumludur. Medeni Kanunun meriyetinden önce vaki nesep davalarında Medeni Kanunda gösterilen hak düşürücü sürelerin dikkate alınması mümkün değildir. Kanuni Medeninin sureti meriyeti ve şekli tatbiki hakkındaki kanunun 14. maddesinin uyarınca nesebi sahih olmayan çocuklar, meriyetinden itibaren yeni kanuna tabidir. Yani kanunun meriyetinden evvel doğmuş olan nikahsız bir çocuğun anası ve bizzat çocuk babaya karşı ancak sahih olmayan nesep hakkındaki hükümlere müstenit ve eski kanun mucibince kendilerine tanınmış olan davaları ikame edebilirler. Şu halde davanın sonucu hukuku etkilenecek olanlar, Nüfus Kanununun 46. maddesi uyarınca Nüfus İdaresi ve C. Savcısının davaya katılmaları sağlanıp tarafların delilleri sorulup değerlendirilmeden Medeni Kanunun 296. maddesinde gösterilen hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilerek davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 07.02.1997 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy