(1086 S. K. m. 195, 202, 222) (743 S. K. m. 513)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davalı tarafın zamanaşımı defi usul kanunundaki cevap süresinde ileri sürülmediği gerekçesiyle ret edilmiştir. Zamanaşımı defidir. Usulen on günlük cevap süresi içinde ileri sürülmesi (HUMK. m. 195) gerekirse de süre geçtikten sonra da savunma genişletilerek ileri sürülebilir. Bu durumda davalının hemen savunmanın genişletildiğinden ve muvafakat etmediklerinden bahisle karşı çıkması halinde zamanaşımı defi nazara alınmaz. (HUMK. m. 202) Davalı tarafın, zamanaşımı define iki duruşma sonra karşı çıktığı görülmektedir. Böylece savunmanın genişletilmesine muvafakat etmiş sayılacağından (YHGK. 25/11/1972 tarihli 4/332-950 sayılı kararı) davacı tarafın zamanaşımı defi hakkında Medeni Kanunun 513 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 222 ve devamı maddelerine göre inceleme yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 23.10.1997 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy