(743 S. K. m. 253)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar Z.Ö. ve F.Ö.'nın 15.11.1996 tarihli dava dilekçesi ile kız çocukları olmasına rağmen erkek çocukları olmadığını belirterek erkek çocuk sevgisi tatmak amacıyla doğumdan itibaren yanlarında bulunan A.I.'yı evlat edinmelerine izin verilmesini istediklerini, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut nüfus kaydından, davacıların sahih nesebli 6 tane kız çocukları olduğu görülmektedir.
Türk Medeni Kanunun 253. maddesi hükmüne göre evlat edinme hakkı ancak nesbi sahih füruu bulunmayanlara münhastır.
Mahkemece nüfus kaydı dikkate alınmaksızın, nesebi sahih füruu bulunan davacıların A.I.'yı evlat edinmelerine izin verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 20.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy