(743 S. K. m. 132) (2709 S. K. m. 41)
Dava: Taraflara arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen kürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden tebligata rağmen gelmedi. Karşı taraf vekili Avukat A.G. geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karar bağlanaması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Anayasanın 41. maddesi gereği evlilik birliğinin korunması asıldır. Tarafların getirdiği deliller eşit ağırlıkta ise evlillik birliğinin korunmasına yönelik olanların tercihi gerekir. Dinlenen davalı tanıkları ihtar üzerine eve gelen davalıya hitaben. davacının "ne işin var bu evde, burada sana yer yok" dediğini; sonra önceki evlilikten olan oğlunu çağırdığını, onun da davalıya hakaret ettiğini, "bu evde işiniz yok" dediğini, bunun üzerine davalı "beni kabul etmediğinize göre, ufak tefek kişisel eşyalarımı almaya müsade edin" dediğini, izin üzerine giyeceklerinin bir kısmını ufak bir çantaya doldurarak hep beraber ayrıldıklarını bildirmişlerdir. Davacının önceki evliliğinden oğlu ise davalının "ben eşyalarımı almaya geldim, kalmaya gelmedim" diyerek eşyalarını alıp evi terk ettiğini açıklamıştır. Davalının eve dönmesi üzerine hiç gereği yokken davacının hem oğlunu çağırması, onun müdahalesini sağlaması, hastahanede yatarken kendisine bakan davalıyla devamlı tartışması eve dön uyarısının samimi olmadığını göstermektedir. Yukarıda açıklandığı üzere eşit ağırlıklı delillere evliliği korumaya yönelik olarak değer verilmesi davalının eve alınmadığının kabulü gerekirken, davanın reddi yerine boşanmaya karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine 2.2.1999 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Yapılan soruşturmaya, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, özelikle ihtarın, Medeni Kanunun 132. maddesi ile 27.3.1957 gün ve 10/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına uygun bulunmasına; Davanın süresinde açılmış olmasına; Davalının kanunen himayeyelayık bir sebep olmadığı halde aile birliğine dönmediğinin anlaşılmış bulunmasına göre temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi, diğer yönlere ilişkin temyiz istemleri de varit değildir. Bu itibarla bütün temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekir.
Bu itibarla sayın çoğunluğun bozma görüşlerine katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy