(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında görülen boşanma davasında Medeni Kanunu'nun 134/3. maddeye dayanılarak boşanma kararı verilmiş karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Medeni Kanunun 134/3. maddesi hükmüne göre, evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde 150. maddenin 3 numaralı bendi hükmü uygulanamaz.
Mahkemece tarafların beyan ve kabullerine dayanılarak hüküm kurulmuş ise de davacı vekili ve davalı S.A. dinlenmiş, davacı asıl dinlenmemiştir.
Medeni Kanunun 134/3. maddesi şartları oluşmadan, tarafların delilleri sorulmadan ve gösterilen deliller getirtilip, tanıkları dinlenmeden, olayların varlığının kabulü sonucu boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün, sonucuna etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 21.1.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy