(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasıdaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1 - Davalının şahsiyet haklarına ve aile bütünlüğüne bir saldırının varlığı kanıtlanmamıştır. Manevi tazminat talebinin reddi gerekir. Ne varki bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanılgıya işaret edinilmekle yetinilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle 24.2.1995 tarihinde kesinleşen red kararının itibaren üç yıllık fiili ayrılık süresi geçmiş bulunmasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3 - Davalının maddi tazminat talebi bulunmamaktadır. Davalı 24.6.1999 tarihli oturumda istemini manevi tazminata hasretmiş davacı buna karşı çıkmamıştır. Hakim istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez. (HUMK.md.74) Bu yön gözetilmeden kesin hüküm oluşturacak şekilde maddi tazminat talebinin reddine şeklinde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama icrasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Hüküm fıkrasının 3. bendinden c bölümüne kadar olan kısımların ve c-) kelimelerinin çıkarılmasına hükmün düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 15.12.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy