(1086 S. K. m. 297)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davalıların iddiası sahtelik iddiası niteliğindedir. Senetteki mizalarını inkar etmeyen senet mümzileri F.Ö. ve M.İ. her ne kadar parmak iznini huzurlarında alınmadığını ifade etmişlerse de 5.6.1969 tarihli senette imza ve parmak izinin huzurlarında yapıldığını ve davalıların miras bırakanın satış bedeli üçbin lirayı A.G.'dan haricen aldığını huzurlarında beyan ettiği yazılıdır.
Bu nedenle tanıkların imzaladıkları senet içeriğine uymayan beyanları ciddi kabul edilemeyeceği gibi hükme dayanak yapılamaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 297.maddesinde gösterilen şekil şartını taşıyan senede itibar edilerek davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle reddi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple bozulmasına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy