(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı S.K. vekilinin, davalı A.K. aleyhine açtığı boşanma davası ile tarafların şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanmalarına karar verilmesini istediği, davanın kabulüne karar verildi ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Medeni Kanunun 134/3. maddesi hükmüne göre "Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim tarafların ve çocukların menfaatlerini nazara alarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde 150. maddenin (3) numaralı bendi hükmü uygulanmaz.
Dosyadaki nüfus kaydından tarafların 19.7.1996 tarihinde evlendikleri dava davanın açıldığı 4.6.1997 tarihinde henüz bir yıllık sürenin de dolmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, tarafların gösterdikleri delilleri toplanarak Medeni Kanunun 134/3. maddesindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılıp, sonucuna görebir karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin beyanı ve davalının cevap dilekçesindeki kabulüne dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nun Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA 29.4.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy