(743 S. K. m. 143)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün maddi tazminat ile ekleri (fer'ileri) yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına ve özellikle (Medeni Kanunun 143/1. maddesinde ifadesini bulan maddi tazminatın hesabında mahkemece alınan bilirkişi raporunun sonuç itibarıyla bir delil niteliğinde bulunmasına, bunun hakimi takyit etmeyeceğine, hükmedilen miktarında tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun bulunmasına (MK. m. 4, Bk. m. 42); sonradan faiz isteğine karşıda açıkça karşı konulmuş olmasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- a) Maddi tazminat, boşanmadan bağımsız açılmış ve boşanma dosyası üzerinde birleştirilmiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında kabul ve reddedilen kısımlar üzerinden taraflar yararına, tarife hükümleri uyarınca nispi vekalet ücretine takdir edilmesi gerekir. Bu hususun dikkate alınmaması yerinde değildir.
b) Kabul edilen maddi tazminat üzerinden karar harcının tahsil edilmemesi de isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2. bentte gösterilen sebeple, vekalet ücreti ve harç yönünden BOZULMASINA, kararın kapsamı dışında kalan yönlerinin ise ONANMASINA, 1.7.1999 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞ OY YAZISI
Medeni Kanunu'nun 143/1. maddesi mevcut ve hatta muntazar (beklenen) bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan maddi tazminat isteyebileceğini, 152. maddesi de, evin seçimi, karı ve çocukların uygun biçimde geçindirilmesinin kocaya ait olduğunu öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda kadının hiçbir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu kadın, en az eşinin desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi (MK. Md. 4) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat takdir olunurken, hakim öncelikle yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde kadının mahrum kaldığı desteği ortaya çıkarmak durumundadır. Bu işlem için bilirkişiden yoksun kalınan desteğin peşin sermae değerinin sorulmasında bir usulsüzlük yoktur. Ancak davanın davalıya yoksulluk nafakası ödemeye mahkûm edilmiştir. Bu nafakanın peşin sermaye değerinin hesap edilen tazminattan düşünülmesi gerekir. Öte yandan boşanmaya yol açan olaylarda davalının kusursuz olduğu bu dava ile ilgili hükmün kesinleşen bölümü ile hükmen belirlenmiş olduğu halde, davalı kadının kusurlu oduğundan söz edilip, %50 indirim yapılması doğru değildir. Yeniden bilirkişi raporu alınıp bu yönlerde dikkate alınarak tazmiat takdiri için hüküm bozulmalıdır. Sayın çoğunluğun tazminata ilişkin onama kararına katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy