(743 S. K. m. 146, 479, 491)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Miras bırakan 3.2.1976 tarihli vasiyetname ile mahfuz hisseli mirasçısı olmaksızın ölümü halinde mevcut para ve değeri ile ölçülebilen bütün menkul ve gayrimenkul mallarını Kızılay, Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri vakıflarına birer hisse bıraktıktan sonra, 19.2.1992 tarihinde yaptığı vasiyetname ile Pendik 756 ada 25 parsel taşınmazı ile Atılgan Apartmandaki tüm taşınır, taşınmaz malları ile bankalardaki vadeli, vadesiz tüm mevduat ile Eczacıbaşı Yatırım Finansmandaki tahvillerinin tamamının eşi Halime Atılgan'a vasiyet etmiştir.
Ancak, miras bırakan daha sonra Halime Atılgan'dan boşandığından Medeni Yasa'nın 146/son maddesi gereğince Halime Atılgan bu vasiyetname ile temin olunan menfaatlerini zayi etmiştir.
"Muahhar (sonraki) tarihli vasiyetname mukaddem (önceki) tarihli vasiyetten sarahaten (açıkça) rücuu ihtiva etmiyorsa sonraki vasiyetin hükümlerinden sarahaten evvelkini ikmal ve itmam etmeyenleri, evvelki vasiyet makamına kaim olurlar. Bir kimsenin muayyen bir mal hakkındaki vasiyetinin sonradan yaptığı tasarrufla telifi kabil olmazsa, hükümsüz olur" (MK. 491) Murisin vasiyetlerle yaptığı tasarruflar aynı konuya ait olduğundan birbiri ile bağdaşır nitelikte değildir. Şu halde yukarıda açıklanan kural uyarınca ilk vasiyetle yapılan tasarruf ikinci vasiyetin yapılması ile hükümsüz hale gelmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf ikinci vasiyetin lehtarı eşle mursin boşanması sonunda ortaya çıkan hukuki durum karşısında, 3.2.1976 tarihli el yazılı ilk vasiyetnamenin yeniden hüküm ifade edip etmeyeceği konusunda toplanmaktadır.
Bu konuda, gerek Medeni Yasamızda ve gerekse İsviçre Medeni Yasası'nda açık hüküm bulunmamasına rağmen, doktrinde, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan sonraki tarihli ölüme bağlı tasarrufla bu ilk tasarrufla bağdaşmayan işlemler ve temlikler yapması halinde ilk ölüme bağlı tasarrufundan rücu etmiş sayılacağı, daha sonraki ölüme bağlı tasarrufununda herhangi bir nedenle hüküm ifade etmemesi veya hukuki sonuç doğurmaması halinde, miras bırakan ilk vasiyetnamenin yeniden geçerli olacağı iradesini açıklamamış ise ilk vasiyetnamenin geçerli olmayacağı görüşü kabul edilmektedir. (Bak. Prof. Dr. Zahit İmre-Prof. Dr. Hasan Erman Miras H. Sa. 92).
Miras bırakan ilk vasiyetnamenin geçerli olacağı konusunda bir irade açıklamasıda bulunmadığından ilk vasiyetname geçerliliğini yitirmiştir. Davanın kabulü gerekirken reddi ve yazılı gerekçelerle hküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine 12.7.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy