(743 S. K. m. 137, 162)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm nafaka, tazminat ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar. (M.K. m. 162/2, 137). Kaldı ki istek olmasa bile davanın devamı süresince gerekli tedbirlerin davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden (resen) alınması zorunludur. (M.K. 137). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, davalı ve yanındaki çocuk H. yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2- Mahkemece tarafların boşanmalarına karar verildiğine göre tarafların müşterek evlilikleri içinde doğan ve reşit olmayan çocukları hakkında velayet düzenlenmesi yapılmaması usul ve kanuna aykırıdır.
3- Davalı kadın vekili 4.3.1999 tarihli dilekçesi ile taleplerini bildirmiş ve vekaletnamesini de dilekçe ekinde ibraz etmiştir.
Boşanma davası devam ettiği sırada ileri sürülen nafaka ve tazminat talepleri boşanmanın fer'i sonucu olup harca tabi değildir. Davanın devamı süresince bir dilekçe ile veya zapta geçirilerek istenmesi yeterli olup, bu isteklerin kararı bağlanması için karşılık dava olarak dermeyanını ve davalı vekilinin davayı takip etmesini zorunlu kılan bir kanun hükmü yoktur. Şu halde mahkemenin yetersiz gerekçe ile bu talepleri yok sayması kanuna uygun değildir. Taleplerin incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy