(743 S. K. m. 503, 512)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 07.03.2000 tarihinde temyiz eden davacılar tebligata rağmen gelmedi. Karşı taraf temyiz edenler G., A. vekili geldi. Diğerleri tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Tarafların murisi M. 10.5.1987 tarihinde dul olarak ölmüş, geriye mirasçısı olarak sekiz çocuğunu ve kendinden evvel 1978de ölen oğlu Mehmet den olma torunları N. ve M. bırakmıştır.
Murisin; (4115) parselde kayıtlı taşınmazını 1970 yılında kızı (davalı) A.ye; (5327) parselde kayıtlı taşınmazını 1979 yılında gelini (davalı) G. Ertunç ve torunları (davalılar) N. ve M. (4745) parselde kayıtlı taşınmazının 1/5 hissesini 1978 yılında gelini G.ye, 1/5er hissesini de aynı sene kızları Dudu ve A.ye; (3476) parselde kayıtlı taşınmazını 21.9.1979da torunu (Rahmi oğlu) M. Koşuna kayıtsız-koşulsuz hibe ettiği; tapulamaca 1982 yılında senetsizden adına tespit ve tescil edilen (2779) parselde kayıtlı taşınmazının 1/2sini torunu N.ye 1/2 hissesini de diğer torunu M. Ertunça 9.4.1986 tarihinde satış göstererek temlik ettiği; ölümünde temlik dışı olarak 5326 parselde kayıtlı taşınmazın tamamı ile 2710 parselde kayıtlı taşınmazın 900/10900 hissenin ve menkul olarak da (30.000 TL.) kıymetinde av tüfeği (20.000 TL.) kıymetinde çanta ve bankada 3.611 TL. parasının kaldığı anlaşılmaktadır.
Davalılara temlik edilen taşınmazlar ile temlik dışı taşınmazların ölüm tarihindeki değerleri belirlenmiştir.
Buna göre;
Murisin; kızı A.ye yaptığı kazandırmanın (4115 nolu parselin tamamı, 4745 nolu parselin 1/5 i) ölüm tarihindeki değeri 10.563.000 TL. dir.
Torunu M. a yaptığı kazandırmanın (3476 nolu parselin tamamı) ölüm tarihindeki değeri 930.000 TL. dir.
Gelini G.ye yaptığı kazandırmanın (5327 nolu parselin 1/3ü, 4745 nolu parselin 1/5i) ölüm tarihindeki değeri 2.341.333 TL. dir.
Davalı N. a yaptığı kazandırmanın (5327 nolu parselin 1/3ü, 2779 nolu parselin 1/2 si) ölüm tarihindeki değeri 3.984.333 TL. dir.
Diğer torunu (davalı) M. a yaptığı kazandırmanın (5327 nolu parselin 1/3ü, 2779 nolu parselin 1/2si) ölüm tarihindeki değeri ise 3.984.333 TL. dir.
Temlik dışı terekenin ise ölüm tarihindeki kıymete göre 5.161.611 TL. olduğu anlaşılmaktadır.
Murisin 1970 yılında karısı Sedefe bağışladığı, tapulamaca Sedef adına tespit ve tescil edilmiş olan (2956) nolu parselin Medeni Kanunun 507/4. maddesi şartları oluşmadığından terekeye dahil edilmesi doğru değildir.
Şu halde tereke mevcudu murisin karısı Sedefe verdiği dışında yukarı gösterilen mallar toplamının değerinden ibarettir. Bu miktardan cenaze gideri (367.000 TL.) ile murisin Ziraat Bankasına olan borcu (779.000 TL.) tereke aktifinden düşüldüğünde net tereke ortaya çıkmaktadır.
Belirlenen net tereke değeri ve davacıların her birinin kanuni miras payı (2/18), 3/4 mahfuz hisseleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır..
Davalılardan M. (Rahmi oğlu) ve G. mirasçı değildir. Diğer davalılar ise mahfuz hisseli mirasçılardır.
Saklı pay sahibi mirasçıya temlik yapıldığında her birine saklı payından fazla düşen miktarla mütenasiben tenkis işlemi yapılır. (MK. m.503)
Davalılardan A., N. ve M. saklı pay sahibi mirasçı olduklarına göre; Medeni Kanunun 503. maddesindeki kural gereğince bunların kendi saklı paylarından fazla aldıkları kısım tenkise tabi tutulacaktır.
Davacıların mahfuz paylarından temlik dışı terekeden aldıkları miras payları düşülecek ve buna göre davacıların saklı paylarına tecavüz eden miktar (mahfuz hisseleri-temlik dışı terekeden aldıkları pay) bulunacaktır.
Davacılardan Dudu, 4745 nolu parselin 1/5nin 1978 yılında kendisine hibe edilmiş olması sebebiyle mahfuz hissesine tecavüz eden miktardan, aldığı bu hissenin değeri düşüldüğünde; davacı Dudu yönünden gerçek tecavüz miktarı ortaya çıkacaktır. Sonra Medeni Kanunun 512. maddesi gözetilip en son tarihliden başlamak üzere davacıların saklı payları tamamlanmaya başlanacaktır. Tamamı iptal edilen tasarrufa konu malın davacı adına tesciline karar verilecektir. Tasarruflardan birinin tamamının iptali gerekmez de kısmen tenkisi gerekirse o taşınmaz yönünden tenkisi gereken miktarla tamamı arasında kurulacak oran (sabit tenkis oranı) bulunacak kısmen tenkisi gereken tasarrufla ilgili malın bu oranda taksimi gerekip gerekmediği araştırılıp Medeni Kanunun 506. maddesi ve 11.11.1994 tarihli 4/4 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı dikkate alınarak karşılığı ödetilecektir.
Açıklanan bu kurallara göre öncelikle en son tarihliden başlayarak tamamının iptali gereken tasarruf olup olmadığı belirlenmeli, kısmen iptali gerekli bir tasarrufa sıra geldiğinde sabit tenkis oranları bulunmalıdır.
Bozmadan sonra istihsal olunan ve hükme esas alınan uzmanlığı belirtilmeyen bilirkişi R. Sivrikaya tarafından düzenlenen 17.05.1999 tarihli rapor ve 30.06.1999 tarihli ek rapor, yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararındaki esaslara uygun olmadığı gibi takibe ve denetime elverişli de değildir. Sözü edilen raporlarda saklı pay ve tasarruf nisabı her taşınmaz için ayrı ayrı hesaplanmıştır. Bu şekildeki bir hesaplama usul ve yasaya aykırıdır.
Öncelikle her bir davacının saklı payına ölüm tarihindeki değerlere göre ne miktar tecavüz edildiği belirlenmeli; Medeni Kanunun 503 ve 512. maddeleri dikkate alınarak ve son tasarruftan başlamak suretiyle davacıların mahfuz paylarının hangi tasarruftan tamamlanması gerektiği ortaya çıkarılmalı; tümü ile iptali gereken tasarrufları tenkis sebebi ile iptal edip davacılar adına tesciline, bakiye içinde sabit tenkis oranını hesaplanıp Medeni Kanunun 506. maddesi ve 11.11.1994 tarih 4/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde usulü kazanılmış haklar da gözetilerek hüküm oluşturulmalıdır. Açıklanan yönler gözetilmeden, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine 28.03.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy