(743 S. K. m. 31, 32)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: "Ölüm tehlikesi içinde gaip olan veya çoktan beri kendisinden haber alınamayan bir kimsenin ölümü pek muhtemel görülürse, hakları ölüme muallak kimselerin talebi üzerine hakim gaipliğe karar verebilir". (MK. 31/1)
Davacı oğlunun gaipliğine karar verilmesini istemektedir. Gaipliği istenen kişi evli olmayıp çocuğu da yoktur. Şu halde davacı mirasçı olabilecek durumda olup bu kararı almaktaki hukuki yararı açıktır. Hakim tarafların beyanları ile bağlı olmayıp resen Türk kanunlarına göre hüküm verir. (HUMK 76) Şu halde davacının 15.12.1999 tarihli oturumdaki beyanı sonuç doğurucu nitelikte olmadığı gibi, davadan feragat olarak da nitelendirilemez.
Davacı oğlunun çatışmaya girdiğini açıklamış ise de gönderilen belgede yazılı olan ve çatışmada ölen kişinin ana adı ve doğum tarihi davacının oğlunun ana adı ve doğum tarihinden değişiktir.
Dosya arasında bulunan tutanaktaki hüviyet tespitinin ne şekilde yapıldığı, araştırılmalı tutanağın dayanak belgeleri, teşhis tutanakları ve ölümün varsa fotoğrafı istenmeli, davacıdan da bu konudaki delilleri sorulmalıdır. Ö.'in kesin olarak öldüğünün tespiti halinde, gaipliğine karar verilmesine ilişkin isteğinin reddi, çatışmaya girmiş, ancak ölüp ölmediğinin tespit edilememesi halinde ise deliller Medeni Kanunun 32. maddesi çerçevesinde değerlendirilip koşullarının dikkate alınması sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 21.2.2000 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy