(743 S. K. m. 134, 150)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmiş olup evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı Abdullah Kulakın vekili marifetiyle davalı Emel Kulak aleyhine açtığı boşanma davasının mahkemece taraf vekillerinin beyanı doğrultusunda kabul edildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Karar: Medeni Kanunun 134/3. maddesi hükmüne göre, Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin bizzat tarafları dinleyerek, iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim tarafların ve çocukların menfaatlerini nazara alarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikler yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur Bu halde 150. maddenin 3 numaralı bendi hükmü uygulanmaz.
Mahkemece tarafların beyan ve kabullerine dayanılarak hüküm kurulmuş ise de, taraflar bizzat dinlenilmeksizin vekillerinin dinlenilmesi ile yetinilmiştir.
Medeni Kanunun 134/3. maddesi şartları oluşmadan tarafların delilleri sorulmadan ve deliller getirtilip gösterirler ise tanıkları dinlenmeden olayların varlığının kabulü sonucu boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. 05.06.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy