(2908 S. K. m. 5, 10, 50, 76/1)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmiş olup evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava konusu dernek Cem Evi Kültür Sanat ve Folklör Derneği olarak kurulmuş olup 2908 sayılı Dernekler Kanununun 5. maddesinde açıklanan, kurulması yasaklanan derneklerden bulunmamaktadır. Derneği kuruluş bildirgesinde tüzüğünde ve kurucuların hukuki durumlarında kanuna aykırılık veya noksanlığın olduğuda ileri sürülüp eksikliğin giderilmesi istenilmemiştir. Mahkemece derneğin amacının toplumsal sınıf yaratmak olduğu belirtilerek feshine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Dava konusu dernek, Cem Evi Kültür, Sanat ve Folklör Derneği olarak kurulmuş olup, 2908 sayılı Dernekler Kanununun 5. maddesinde kurulması yasaklanmış dernekler açıklanmıştır.
Gerek davaname de gerekse mahkeme kararında, isminde bulunan Cem Evi ibaresinden başka bir aykırılık ifade edilmeyen derneğin, sadece bu ibareye dayalı olarak anılan maddede belirtilen derneklerden kabulü ile feshine karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
"Cem" sözcüğünün, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 31/1/1995 gün ve 1995/717-1097 sayılı kararında da belirtildiği gibi, Ülkemiz nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturan ve kendilerini "Alevi" olarak tanımlayan kişilerin mutad toplantılarını ifade ettiği dikkate alındığında, salt bu nedenle anılan derneğin, Dernekler Kanununun 5. maddesinde belirtilen derneklerden olduğunu kabul etmek isabetli değildir.
Diğer tarafdan, Dernekler Kanununun 10. maddesinin 2. fıkrası ile kuruluş bildirisinde, tüzükte ve kurucuların hukuki durumlarında kanuna aykırılık veya noksanlık tespit edildiği takdirde, bunların giderilmesi geçici yönetim kurulundan yazı ile istenir. Bu yazının tebliğinden itibaren otuz gün içinde belirtilen noksanlıklar tamamlanmaz veya kanuna aykırılık giderilmezse mahallin en büyük mülki amirinin ihbarı üzerine Cumhuriyet Savcılığı derneğin feshi için yetkili mahkemeye başvurur. Ayrıca derneğin faaliyetinin durdurulmasını da isteyebilir." Hükmü getirilmiştir.
50. maddesinin 1. ve 3. bentleri gereğince "yetkili mercilerce 10. madde gereğince yapılan yazılı isteme rağmen kuruluş bildirisi ve eklerindeki kanuna aykırılık veya noksanlıklar otuz gün içinde giderilmezse,
Dernek merkezinin bulunduğu yerin en büyük mülki amirinin yazılı ihbarı ve Cumhuriyet Savcılığının açacağı dava üzerine Asliye Hukuk Mahkemesinin kararıyla feshedilir."
Aynı Kanunun 76/1. maddesinde ise "Bu Kanunun 5. maddesinde belirtilen kurulması yasak dernekleri kuranlar ile 37. maddenin birinci fıkrasının 2 numaralı bendine aykırı harekette bulunan dernek yöneticileri, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuzbin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır ve her halde derneğin kapatılmasına karar verilir." Hükmü mevcuttur.
Bu hükümler karşısında, mahkemenin kabulüne göre de, bahse konu dernekten kanuna aykırılıkların giderilmesinin istenip istenmediği araştırılarak, sonucuna göre anılan Kanunun 50. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken, cezai hükümleri içeren ve Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanına giren 76. madde gereğince hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. 24/5/2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy